StarsMundi
Arkan · Rider-Waite-Smith Tarotu

Kılıç Dörtlüsü

Tarot gerçekte nereden gelir

Tarot kartları 15. yüzyıl İtalya'sında bir oyun kağıdı destesi olarak doğdu, ve üç yüzyıl boyunca sadece buydu: fal amaçlı kullanımına dair ilk kanıtlar 18. yüzyıldan, Fransa'dandır — bugün hâlâ anlatılan Antik Mısır bağlantısı da aynı yıllara ait bir uydurmadır, gerçek bir hatıra değil. Hiçbir çalışma kartların bir olayı önceden gösterdiğini kanıtlamamıştır. Aşağıdakiler, geleneğin her karta yüklediği anlamlardır — gelenek olarak aktarılmıştır.

Aşağıdaki kartlar Rider-Waite-Smith (1909) sıralamasını takip eder — Türkiye'de satılan ve aranan geleneği: Güç VIII, Adalet XI. Bazı İtalyan ve Fransız kaynaklarında bu iki kart yer değiştirir (Marsilya geleneği); kartındaki numara burada anlatılanla uyuşmuyorsa, sebebi budur.

Düz kart

Kılıç Dörtlüsü'nde bir mezar taşı üzerine oyulmuş bir figür sırtüstü uzanır, elleri dua eder gibi göğsünde birleşmiş; duvarda asılı üç kılıç, dördüncüsü ise figürün altında, yatay biçimde yer alır. Gelenek bunu dinlenmenin kartı olarak okur — ama pasif bir dinlenme değil, bir çatışmadan sonra bilinçli olarak alınan bir mesafe, geçici bir çekilme. Kart okuyanlar sıklıkla mezar imgesinin ölümden çok bir duraklamayı anlattığını vurgular: figür yatıyor olsa da hareketsiz değildir, toparlanmaktadır, ve duvardaki üç kılıç hâlâ oradadır, sadece şimdilik ulaşılmaz. Bazı el kitapları buna bir manastır sessizliği ekler, gürültüden uzak bir yer, karar vermeden önce düşünmeye ayrılan bir ara.

Ters kart

Ters döndüğünde aynı duraklama zorunlu hâle gelmiş bir mola olarak okunur: iyileşmeden aceleyle kalkmak, dinlenmeyi bir zayıflık sayıp erken dönmek, ya da tam tersi, gereğinden fazla uzayan bir çekilme — geri dönmesi gereken an çoktan geçmişken hâlâ mezarda kalmak. Bazı kaynaklar burada uykusuzluğu, huzursuz bir zihni, tükenmişliğin fark edilmeden birikmesini okur; başkaları aynı görüntüyü tam tersi yönde çevirir ve yeniden harekete geçişin, uzun bir aradan sonra ayağa kalkışın işareti sayar. Bu kümede olduğu gibi burada da iki karşıt okuma yan yana durur, çünkü ters anlamlar kartların kendisinden değil, on dokuzuncu yüzyılda yazılan el kitaplarından gelir, ve o kitaplar birbirini beklemeden yazılmıştır.

İlişkiler düzleminde

İlişkiler düzleminde gelenek bu kartı bir çatışmadan sonra ihtiyaç duyulan aradan söz etmek için kullanır: birlikte ya da ayrı, tartışmadan hemen sonra konuşmak yerine önce sakinleşmeyi seçmek, sonucu hemen zorlamamak. Kart okuyanlar bunu genellikle olumlu bir işaret sayar — ilişkiyi bitiren bir mesafe değil, onu sürdürebilmek için alınan bir soluk, çünkü yorgun bir tarafın verdiği karar çoğu zaman çabucak, düşünülmeden alınmış olur. Duvardaki üç kılıç hâlâ durur, hiçbiri kaybolmamıştır; sadece dördüncüsü bir süreliğine bir kenara konmuştur. Bir desteden çekilen kart kimseyi tanımaz, hangi çatışmanın söz konusu olduğunu, ya da ne kadar sürdüğünü bilmez — sadece bir duraklamanın adını verir.

Gerçekte bilinen

Tarot, on beşinci yüzyılda İtalya'da bir oyun kâğıdı destesi olarak doğar, Latin semli bir desteye eklenen bir dizi trionfa ile; fal amaçlı kullanımı ancak on sekizinci yüzyılda, Fransa'da belgelenir, ve daha eski bir Mısır kökeni bu dönemde uydurulmuş bir efsanedir, tarihsel bir dayanağı yoktur. Kılıç semi geleneksel olarak havayla, düşünceyle ve çatışmayla ilişkilendirilir — bu astrolojik bir veri değil, yirminci yüzyıldan bu yana el kitaplarında tekrarlanan bir çağrışımdır, ve öyle aktarılmalıdır. Sayı kartlarına ilk kez bir sahne veren, sadece büyük arkanalara değil, 1909 tarihli Rider-Waite-Smith destesidir; ondan önce bilinen tek örnek, minörleri tümüyle sahneli çizilmiş 1491 tarihli İtalyan Sola-Busca destesidir.

Tüm kartlar